Mustafa Acungil

22 Mart 2009 Pazar

Mim: Kitap yazmak isteseydin, ne yazmak isterdin?

Tila Sadık beni mimlemiş. Mim'in ne demek olduğunu onun yazısından okuyabilirsiniz. Ama benden ufak bir katkı: Sanırım bu kavram İngilizce'deki (belki daha orijinal kökeni de başka bir dildedir) meme'den geliyor. Zihinden zihine aktarılarak yayılan kültürel bir düşünce birimi gibi karmaşık bir anlamı var. Mesela 'balık baştan kokar' bir mim bu anlamda. Ya da İngilizce'deki O.K. kelimesi. Aslında alakasız bir kurumun kısaltması iken tamamdır anlamı kazanmış ve yaygın bir kültürel imge haline gelmiş.

Bana atılan mime, ya da oltaya, gelecek olursak: Bu soru benim açımdan biraz geç kalmış bir soru. Çünkü ben kitap yazmayı zaten istedim ve yazdım. Web'de de yayınladığım iki kitabım var:

Gündelik Başarı için Uygulanabilir Taktikler
ve
Bilinçsiz Yetersizden Bilinçsiz Yeterliye

Her ikisi de kendimi geliştirmek için kullandığım yöntemlerin aktarılmasına dayalı gelişim kitapları.

Ama ben asıl roman yazmak isterdim. Halen de istiyorum. Aklıma gelen roman fikirleri genelde insanın zaman içindeki gelişiminin alacağı yönle ilgili. Teknolojinin etkisi ne olacak bize mesela. Olası alternatif gelecekler. Özellikle de bunlar içinde Türkiye'nin ve Türklerin yeri.

Sanırım roman yazabilmeye başlamam için çalışmak zorunda kalmayacağım bir gelecek oluşturabilmem gerekiyor. Zamanımın tamamının gerçekten bana ait olabileceği... Zaman bağlamını pek sınırlayamasam da, roman, hatta roman değil romanlar yazmak en temel hedeflerim arasında yer alıyor.

Madem gelenek öyleymiş ben de Kadir Çamoğlu'na elim sende, pardon mim sende diyorum.